Tiyatro Yazmak

 Akşama Oyun Var'ın değeri Muharrir'le neredeyse aynı bunu yıllar sonra fark ettim. Romanı edebi türlerin başı görüyoruz ister istemez. Öyküler üzgün şiirler dargın oyunların üzerini toz kaplamış. Muharrir'i yazmış olmak gurur veren bir şey oldu yıllarca ama ona yol açan Akşama Oyun Var'ı hep görmezden geldim. Diaspora Sahaf'ın tiyatro atölyesinde hortladı bir ara. Sonra sevindik alkışladık. Keşke sahnelense dedik. Yaşar Kemal romanları gibi ah keşki keşkiler ettik yattık uyuduk sonra.


Ne zamanki Çankırı'da Herdem Tiyatrosu oyun arayışına girdi yine devreye soktuk onu. Önce ekibe okuttuk beğenildi ve sahnelenme ihtimali gündemde şimdi. Muharrir belki hiç filme çekilmeyecek ama Akşama Oyun Var sahnelebilir!

Kısa filmde ve tiyatroda sizi motive eden de bu zaten sahnelenme ihtimali. Yazdıklarınızı kanlı canlı görme ihtimali. Bunu daha önce de denedik Sahne Maraş'ta ama orada sahnelenme ihtimali neredeyse yoktu. Yine de uğraşıyorduk. Arkadaşlar oyunu beğense de sahnelenmesi için pek bir şey yapmamışlardı. Çinkü orada biraz daha yukarıdan inme bir ortam vardı. Sadece kursiyerdik denileni yapanlar.

Herdem öyle değil bizler de bir şeyler ekleyebiliyoruz. İnsanlar tiyatroya dair daha aidiyet içindeler. Sadece kurs alan kimseler olarak görmüyorlar kendilerini. Bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Daha eşit görüyorlar yönetimle aradaki iletişimde kendilerini.

Bu da benim arzu ettiğim kollektif katılımcı tiyatronun kaba tabirle ilkel hali. Benim bu arzum biraz karmaşıktır daha bence de temele oturmuş değildir o ayrı bir yazının konusu.

İşte Akşama oyun Var hiç bir ilgim alakam hatta okumam dahi olmayan bir zamanda ortaya çıktı ve bitmiş ilk yazı projem olarak doğdu. Peki neden başka oyun yazmadım? Denedim aslında. Üçüncü Yılın Arkeolojisinde bahsettiğim Siz Uyurken bence harika bir projeydi. Ama ben sürekli metinden ziyade nasıl sahnelenebileceğini düşünüyor aklımda beliren şık görünümlü sahneler ve müziklere senaryo yazmaya çalışıyordum. Masada kaldı zaten sonra. Bir de sahnelenmeyecek olma ihtimali motivasyon kaybıydı. Kim tiyatro oyunu okur ki? O zaman yazma movasyonum aşırı pragmatistti. Şimdi en fazla 10 kişinin okuduğu bir romanım var. Pragmatistliği köşeye fırlatmışız nasıl olmuşsa.

Bir de Ucuz İş Gücü var. Bitmemiş bir oyun. Çok fazla anlatıcı kullandığım için yazamadım onu da. Oysa sunup gidecekti. Gitmeyince zavallı başrolüm anlatıcının dediklerini yapan kuklaya dönüşüverdi. Yazı tiyatrodan çıkıp öyküye kayınca kalktı mı bu da rafa. Etti iki.

Üçüncüye gelelim kısa bir skeç bu. Başı sonu var ortası hodri meydan. Biraz doldurmak uzatmak gerek. Eğlenceli ama alt metni olmayan bir oyun. Akşama Oyun Var çok kısa olursa bu skeçle beraber oynanabilir.

Ne oldu sonra? Tiyatro bitti ekip dağıldı. Öyküler geldi sonra. Uğraşmadım mı? Uğraştım ama çıkmadı bir şey ne yapayım?
Bu senenin başlarında Hayatsız'ı tiyatro oyunu yapacağım diye oturdum masaya. Yazdım beş sayfa öyle de kaldım.
Bende isterdim Mitos Boyuttan kitabım çıksın. Ama söz bak yazarsam başka oyunlar göndereceğim Mitos Boyut'a.

Şimdi aklımda bir zamanlar sinirlenip Uludağ Sözlüğe yazdığım bir entryden yola çıkarak yazdığım öyküyü oyunlaştırmak var. Birde zaman makineli bir oyun yazmaya çabalıyoruz Mine ile beraber. Bereket versin şiirler olmasa kaleme bir yıl ara vermiş olur nereden başlayacağımızı bilemezdik. Neyse ki kopmadık. Oyunları oturup yazmalı vakit harcamalı.

Oyun yazmaya döndüm gibi bu ivmeyi alarak hızlanırsam söz size mitos boyuta attığım mailin ekran görüntüsü paylaşacağım hepinizle.


Akşama oyun var genel ihtivası

Oyun mahalleden topladığı sıradan halk ile bir şekilde tiyatro yapmaya çalışan bu vesile ile de kendince köşeyi dönmeyi hedefleyen pekte tiyatro ile alakası olmayan bir yönetmenin başına gelenleri anlatır.

Yönetmen Hayatımın Kadını filminden tanıdıktır. Deu Gsf'de iyi not almak için hiç alakaları olmadığı halde lgbt taraftarı kısa filmler üreten öğrenci kesmine taşlamadır Hayatımın Kadını. Filmdeki yönetmende derme çatma bir sette kendince sanat filmi çekmekteyken oyuncular filmi bozup çekip giderler. Film yarım kalacakken cingöz yönetmen bir şekilde tamamlar.

Aynı yönetmen Akşama Oyun Var'da tiyatro yaparken karşımıza çıkar. Oyuncuların biri hariç, ki onun da meçhuldür, hiç kimsenin tiyatro ile alakası ve bilgisi yoktur. Sadece yönetmen kendince melodram filmlerine benzer bir aşk hikayesini sahneye koymaya çalışır. Bu süreçte ona borç para veren başına kalmış kaynanası kendisini oyunun finansörü yad ederek sürekli oyuna karışır. Oyuncuların kimi kocaya kaçmıştır, kimini sevgilisi terk etmiştir. Kimi ünlü olma hayalleri kurmaktadır. O kadar müşkül durumdadırlar ki anne rolünü ergen bir kız oynamaktadır. Ekipte çalışan ve her işi yapan tek kişi ise parasını alamamakta hatta sigortasızlıktan şikayet etmektedir. Oyun sonunda belediye binayı yıkmaya gelir.

Herkes alt gelir sınıfa mensuptur ve gündelik hayatın dertleri ile o kadar meşguldürler ki sanat hayatlarına teğet bile geçememektedir. Oyun komedisini buradan aldığı gibi eleştirisini zaten burada sunar.

Benim de içinde bulunduğum amatörler ve kursiyerler ile yapılan tiyatrolarda sıkca karşılaşılan oyun ve prova hataları da oyun da yer alır.

Bu oyunu yazarken ekipteki isimleri gözden geçirmiş kendimce hepsini bir role uygun görmüş buna göre de yazmıştım. Oyunu oyuncusuna göre yazıyorum galiba. Siz Uyurken'i başrolde Ebru olacak şekilde yazmıştım. Şimdi Profesör'ü de Herdem ekibine göre yazıyoruz. Rol yaptırmıyoruz doğal hallerine göre yazıyoruz. Sahnelenirse ortaya mükemmel bir iş çıkıyor. Zerre sırıtmaz.